21 Mayıs 2010 Cuma

SİGARA


Kimisi için tek dost, kimisi için yegane düşman. Kimisi için gençliğin düştüğü büyük bir tuzak, kimisi içinse gençliğe başlarkenki ilk adım. Bu hep devam edecek. Herkes kendi açısından bakmak zorunda sigaraya. Evine kapanıp yazılarıyla uğraşan bir yazar neden sigaraya küfretsin ki. Onu sadece dinleyen, hiç yanından ayrılmayan bir arkadaşı neden bıraksın. Ya da 16 yaşında bir genç düşünün. Neden kendini aşiret reisi sandıran şey ona çekici gelmesin. Tek yapacağı eylem onu dudaklarının arasına almak ve ateşlemek. Bu kadar basit...

Sigara bağımlısı doktor hiç mi yok. Hatta bir çoğu içiyor, bunu hepimiz biliyoruz öyle değil mi? Zararlarını bu kadar iyi bilen kişi bunu yapıyorsa, ben neden yapmayayım? Zira hayatımız, yanlış işleri yapmasına rağmen, bilirkişileri taklit etmekle geçmiyor mu? Tek yapmamız gereken “Ama bilmem kim de böyle yapıyor” demek. Hepsi bu...

Ben bir yazarım. Sabahtan akşama kadar insanları inceler, tespitlerde bulunur, hayalgücümü okşayan birtakım yazılarla meşgul olurum. Kitap okurum, eleştiririm. Dış dünyaya açılmadığım zamanlarda bu eylemler benim zamanımı nasıl harcadığımın kanıtıdır. Arada bir mola veririm ve bir sigara yakarım. Altı yanan çaydanlığım zaten hep hazırdır, ya da küçük bir jest yaparım kendime, bir duble viski alırım yanıma ve balkona geçerim. Sigara hep sağ elimdedir. Sol elimde ise bardak. 15 dakikalık zehirli bir zevk. Şu an hiçbir şey beni bu kadar tatmin edemez. Şimdi yalnız kalmak istiyorum, görüşürüz...

Ben bir lise öğrencisiyim. Henüz liseye başlayalı bir yıl oldu. Zincirlerimi kırdım, ailem her ne kadar karşı olsa da sigaraya başladım. 6 aydır sigara içiyorum. Sigaradan ilk aldığım nefesi unutmuyorum. Çok gülüyorum o günkü hâlime. Eve gidene kadar bir sürü sakız çiğnemiştim. Şimdi ise umrumda bile değil. Ebeveynlerimin bu konu üzerine bana attıkları nutuklar da bitti sanırım. Kabullendiler zaten ve ben ilk büyük galibiyetimi kazanmış oldum. Arkadaşlarım arasında da biraz daha saygı kazanmış gibiyim. Benden sigara isterkenki hâllerini gözlerindeki yalvaran titremeden okuyabiliyorum. Bu gerçekten bana zevk veriyor. Neyse ben şimdi odamın camında bir sigara içeyim, ebeveynlerim de uyudu, ruhları duymaz. Yarın okul var zaten, hadi iyi geceler...

Ben bir muhasebeciyim. Babam günde 2 pakete yakın sigara içerdi. Ben lisedeyken gırtlak kanserinden vefat etti. Son bir kaç ayında doğru düzgün konuşamıyordu bile. Aklıma geldikçe hâlâ gözlerim dolar. Liseden sonra okuyamadım zaten. Ticaret lisesi bitirdiğim için bir muhasebecinin yanında çalışmaya başladım. 10 yıldır bu işi yapıyorum. Geçinip gidiyorum çok şükür. Ama ağzıma sigara sürmem. Nefret ederim. Beni babamdan uzaklaştıran o iğrenç mereti görmeye bile dayanamam. Sokakta gençlerin içtiğini gördükçe içim parçalanıyor. Ailelerine üzülüyorum. Sabah yine iş var. Bugünlük bu kadar yeter. Görüşmek üzere...

Görüldüğü gibi aslında sigaraya mantığıyla yaklaşan pek az kişi var. Herkes hayatın getirdiği olaylar üzerinden bunu içiyor ya da içmiyor. Ama dürüst olmak gerekirse bir sigara içicisi olarak, eğer başka birine zarar veriyorsam bunu o mekanda içmemeliyim. Uzun lafın kısası bu konu karşılıklı saygı gerektiriyor. Sigara, bir zehir maddesi olarak gözükse de yaşam tarzı olarak da algılanılabiliyor.

0 yorum:

Yorum Gönderme