19 Mayıs 2010 Çarşamba

sıkıntıdan kurtulma reçetesi


            Standart modern çağ icatlarından biridir, “sıkıntı”. Sıkıntıdan kastım; psikiyatrik boyutu olan sürekli bir sıkıntı, eseriklilik  hali değil ha. Bahsi geçen sıkıntı mefhumu; yakın dönem Avrupa sinemasının da sıkça işleyip, cılkını çıkartdığı; metropol insanın içinde bulunduğu çıkmazların, ruhunda açtığı girdaplardan, kaynaklanan hezeyanlardır. Daha bizden bir tabirler söylemek gerekirse: “çok yoruldum, her şey üst üste geliyo, ben böyle dünyanın taaa….” Monologundaki ruh halidir, “sıkıntı”. O an insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmez, yapılamaz da zaten. İşler aksar, ödevler yetişmez, sınavlara çalışılamaz vesaire vesaire…
Şahsi manifestomdur: “Bu eseriklilik haline son!!! Reçeten bende vatandaş!!!”

Reçete:
1) ilk olarak, içinde rahat hareket edilebilecek kıyafetler giyiniz ve çevrede rezil olma korkunuz olan birileri varsa, onlar itinayla mekandan kovunuz zira istediğiniz kadar çılgınca hareket etme özgürlüğünüzün kısıtlanmaması lazım. Ardından, aşağıdaki bu, mukaddes ve akıllara ziyan Daler Mehndi şarkısını, klipteki bütün hareketleri taklit ederek uygulayınız. Ayrıca nakaratındaki pek manidar güftesini de söylemeyi unutmayınız:
“tunak tunak tun
  tunak tunak tun
  tunak tunak tun
  da da da………”
2) şu anda nefes nefese olmanız kuvvetle muhtemeldir. İkinci doz tedaviye geçebiliriz. Şimdi yapmanız gereken; aşağıda göreceğiniz Bobby McFerrin’e ait olan, ismiyle mantığınızı, melodisiyle ruhunuzu ferahlatacak olan “don’t worry, be happy” isimli şarkının play butonuna tıklamak. Uzandığınız yerden, elleriniz başınızın arkasında şarkıyı dinlerken, bir yandan nefesinizi dengeleyip, diğer yandan da, son kalan sıkıntı kırıntılarını muhtelif yollarla dışarı atabilirsiniz. Reçetemizin sonuna geldik. Artık pamuk kıvamına gelip, yüzünüzde manasız bir gülümseme ile dertsiz tasasız hayata yatay geçiş yapabilirsiniz.

           Geçmiş olsun…


0 yorum:

Yorum Gönderme