6 Haziran 2011 Pazartesi

Külahımın Anlattıkları -1-


Sene, mühim olmayan bir güneş yılı.
ıssız bir adadayız üç şeysiz, dört başımıza.
külahlarımızı koyduk önümüze
günahlarımızdan konferanslar yaptık
kalabalığa hitabetimiz iyidir vesselam.
 Başladı anlatmaya koca minyon:

“hırsızlık, madrabazlık, düzenbazlık, hayırsızlık ve kaygısızlık gibi -zlıklı meslekler, çok büyük meziyetler istemez aslında. ki ben bu mesleklerden, hırsızlık olanında doktora tezini vermiş, efsane olma yolunda ilerleyen, bir hırsız olarak söylüyorum ki; azıcık hayal gücünüz varsa çok da şahane bir hırsız olabilirsiniz. -bu arada, bu “hırsız” kelimesinin söylenişi bile, çok iğrenir gibi değil mi? ayıp oluyo ama biz de insanız. daha az iğrenilen bir isim, bizim de hakkımız. neyse, konuya dönelim-

gelelim hayal gücünü mesleğimizde nasıl kullandığımıza. şimdi efenim şöyle bir şey var ki; kapıdan, bacadan veya pencereden fark etmez. ev bu, girecek yerler kısıtlı, orada fantezi denemeye gerek yok, paşa paşa düzgün yollardan girin evlere. bizim hayal gücümüzü, yakalanma ve kaçma anlarında kullanmamız lazım.

misal: (şayet bir hırsız olacaksanız prezentibıl olmak çok önemlidir. sebebini birazdan anlatacağım.) iş üzerindeyken başınıza en çok gelebilecek aksilik, yatak odasında siz hedefe doğru ilerlerken, ev sahibinin uykudan uyanmasıdır. bu durumda, şayet karşınızdaki, bir erkekse veya uyanan karısıysa ve kocası yanındaysa iki seçeneğiniz var; birincisi dövüşmek (tavsiye etmem), ikincisi kaçmak (temiz çözüm). bu noktada da hayalgücüne ihtiyacınız yok. geldiğiniz yoldan veya o ev dışında her hangi bir yere açılan ilk boşluktan kendinizi dışarı atın. sonra çizgiden gol kaçıran, spiker tabiriyle zor olanı yapan futbolcu durumuna düşmeyin. öte yandan uyanan kişi bir hanımsa ve kocası yanında yoksa, hayal gücünüzü kullanabilirsiniz. buradaki aksiyon çeşitliliğinizi arttırmak için şu iki kitabı okumanızı tavsiye ederim: “zamparanın el kitabı” ve “100 adımda kaypak olmak”. işimize dair maharetlerimizi burada gösterebiliriz işte. şimdi, yatak odasında mücevher kutusuna ulaştığınızı düşünün, kilidini zorluyorsunuz… çat! kadın uyandı. hemen ne yapacağınıza karar vermelisiniz. ustalar bu durumlarda yukarıda bahsettiğim prezentibıl olma özelliklerini ve kadınların uyku sersemliklerini kullanarak çok iyi işler çıkartmışlardır. hatta bir keresinde, meşhur hırsızlık üstadı Sensen Rüstem, bu tip bir durumdan, sağlam bir evlilik bile çıkartmış. daha sonrasında hırsızlığı bırakıp iç güveysinden hallice bir hayat yaşamış orası ayrı. siz ona o son kısımda uymayın.

son olarak, tarifimden de anlamışsınızdır ki; hırsızlık bir erkek mesleğidir. Hanımların yaptıklarıyla karıştırmayınız. hanımların yaptığına ya yan kesicilik denir, ya da gönül çelenlik.”
———————————-
(*)resim: Mihaly von Zichy - Romantic Encounter (1864)

4 yorum:

suzannur dedi ki...

Sene, mühim olmayan bir güneş yılı.
ıssız bir adadayız üç şeysiz, dört başımıza.
külahlarımızı koyduk önümüze
günahlarımızdan konferanslar yaptık
kalabalığa hitabetimiz iyidir vesselam.
Çok iyi, bayıldım bu yazıya; iste budur diyorum Melih :))

GregorSamsa dedi ki...

bakalım diğer 3'ünün durumu ne olucak :)

Adsız dedi ki...

Giderek netleşen bir üslubunuz var; seviyorum bu tarzınızı.

Ama şehr-i Muğlak'ı da bekliyorum :)N.Narda

GregorSamsa dedi ki...

çok sağolasın. şehr-i muğlakın yanına bir de bunu ekledim aslında bakalım baş edebilecek miyim? :)

Yorum Gönder